
Tire Zeytinyağı ailesi olarak, şişelediğimiz her damlanın ardındaki emeği, sabrı ve kadim bilgeliği onurlandırmanın heyecanını yaşıyoruz. Ürünlerimizin kalitesi, en iyi zeytinlerden gelir; en iyi zeytinler ise toprağı ve ağacını aşkla işleyen ellerden.
Bu amaçla, bölgemizin değerli üreticilerini ve onların hikayelerini sizlere aktaracağımız yeni röportaj serimiz **'Ayın Çiftçisi'**ni başlatıyoruz! Serimizin ilk konuğu, Tire'nin bereketli topraklarında geleneksel zeytinciliği modern vizyonla birleştiren, azimli üreticimiz Gökçe Hanım.
Toprağın Sesi: Gökçe Hanım ile Zeytinlikte Bir Sohbet
Gökçe Hanım'ın zeytinlikleri, Tire'nin o kendine has rüzgârını kucaklayan yamaçlarda yer alıyor. Kendisi, aile yadigârı zeytin ağaçlarını yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda zeytinyağının kalitesini sürekli yukarı çekmek için bilimsel yöntemleri uyguluyor.
Soru: Gökçe Hanım, zeytincilik sizin için ne ifade ediyor?
Gökçe Hanım: "Zeytincilik benim için bir meslekten öte, bir yaşam biçimi. Bu topraklar, nesillerdir bize geçim kaynağı oldu. Zeytin ağacı çok cömerttir; ona emek verdiğinizde, size fazlasıyla geri verir. Her ilkbaharda çiçeklenmeyi görmek, her sonbaharda hasat coşkusunu yaşamak, bu döngünün bir parçası olmak müthiş bir huzur veriyor. Ama elbette büyük de bir sorumluluk; o ağacın kalitesini korumak, toprağı yormamak zorundasınız."
Soru: Naturel Sızma Zeytinyağı kalitesini belirleyen en kritik an nedir?
Gökçe Hanım: "Çoğu kişi kaliteyi sıkım tesisinde arar, ki tesis hijyeni çok önemlidir. Ama kalitenin yüzde 80'i tarlada başlar. Benim için en kritik an, Erken Hasat zamanlamasıdır. Zeytinin rengi mora dönmeden, yani polifenollerin en yüksek olduğu anı yakalamak zorundasınız.
Bir diğer kritik an ise, toplama ve sıkım arasındaki süredir. Bizde hasat edilen zeytinler, gün sonunda bekletilmez; en geç 4-6 saat içinde fabrikaya ulaştırılır. Bu hız, zeytinin oksitlenmesini (bozulmasını) engeller ve zeytinyağının asitlik oranını ultra düşük tutmamızı sağlar. Kaliteli zeytinyağının sırrı hız, hijyen ve tazeliktir."
Soru: Zeytinyağınızın lezzetine Tire'nin toprakları nasıl bir katkı sağlıyor?
Gökçe Hanım: "Tire'nin toprağı benzersizdir. Dağlardan gelen minerallerle zenginleşmiş, dengeli bir toprak yapısına sahibiz. Zeytin ağacı, tıpkı bir şarap üzümü gibi, bulunduğu yerin karakterini yansıtır. Bizim yağımızda hissettiğiniz o hafif acılık, boğazdaki yakıcılık ve taze çimen aroması, doğrudan toprağımızın stresli ama dengeli yapısından gelir. Bu, ağacı daha fazla antioksidan üretmeye teşvik eder. Bu lezzet, sadece Tire'ye özgüdür."
Soru: Sürdürülebilirlik ve sıfır atık hedefleri sizin için ne kadar önemli?
Gökçe Hanım: "Çok önemli. Toprağı yorarak zenginleşmek mümkün değil. Bizim zeytinliklerimizde, zeytinlerin budama atıkları ve sıkımdan çıkan pirina (posa), fabrikamızın işbirliğiyle tekrar toprağa geri dönüyor. Pirinayı kompost yaparak organik gübreye çeviriyor, ağaçlarımızı kimyasal gübrelerle yormuyoruz. Bu döngü, toprağın sağlığını koruyor ve ürünlerimizin tamamen doğal, saf kalmasını sağlıyor. Bu, sadece çevreye saygı değil, aynı zamanda gelecek nesillere olan borcumuzdur."
Soru: Tüketicilere zeytinyağı seçimi ve kullanımı hakkında ne tavsiye edersiniz?
Gökçe Hanım: "Tüketicilere her zaman söylüyorum: Tattan korkmayın. Eğer bir zeytinyağı boğazınızı hafifçe yakmıyorsa veya damağınızda biraz acılık bırakmıyorsa, o yağın polifenol içeriği düşüktür. Acılık ve yakıcılık, kalitenin ve sağlığın işaretidir! İkincisi, Naturel Sızma Zeytinyağını sadece salata için değil, tüm yemeklerinizde kullanın. Isıya dayanıklılığı yüksektir ve yemeklerin besin değerini artırır."
Sonsöz: Emek, Aşk ve Kalite
Gökçe Hanım'a samimi ve bilgilendirici sohbeti için teşekkür ediyoruz. Kendisinin de vurguladığı gibi, Tire Zeytinyağının ardındaki sır; doğru hasat zamanı, sıfır atık bilinci ve toprağın karakterine duyulan saygıdır.
'Ayın Çiftçisi' serimizle, her ay farklı bir üreticimizin hikayesini, ipuçlarını ve zeytinyağına olan bakış açısını sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
